top of page

İfade ve Sorguda Susma Hakkı Nasıl Kullanılır?

Güncelleme tarihi: 20 Ağu

İfade ve Sorguda Susma Hakkı Nasıl Kullanılır? konusu, ceza muhakemesindeki hak ve yükümlülüklerin doğru anlaşılması bakımından önem taşır. Aşağıdaki açıklamalar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu başta olmak üzere güncel mevzuat çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Abdulkadir Bolat Hukuk ve Danışmanlık

Susma hakkı ne anlama gelir?

Susma hakkı, şüpheli veya sanığın kendisini suçlayıcı bir açıklama yapmaya zorlanamamasının temel sonucudur. Ceza muhakemesinde devlet suçu ispat yükünü şüpheliye yükleyemez. CMK m.147 uyarınca kişi, kendisine yöneltilen suçlama hakkında açıklamada bulunmama hakkına sahip olduğunu öğrenmelidir. Bu hak, ‘konuşursa suçlu, susarsa şüpheli’ şeklinde değerlendirilemez. Susmak başlı başına suçluluk delili değildir.

Kimlik bilgileri bu haktan ayrıdır. Şüpheli kimliğine ilişkin sorulara doğru cevap vermekle yükümlüdür; ancak olayın nasıl gerçekleştiği, kiminle görüştüğü veya kendisini suçlayabilecek ayrıntılar konusunda susmayı tercih edebilir. Kısmen cevap verip belirli sorularda susmak da mümkündür. Strateji, dosyanın içeriği görülmeden otomatik belirlenmemelidir.

İsnadın açıkça anlatılması neden önemlidir?

Kişi neyle suçlandığını bilmeden etkili savunma yapamaz. İfade veya sorgu öncesinde isnadın özünün ve şüphe nedeninin anlaşılabilir biçimde anlatılması gerekir. Yalnızca kanun maddesinin numarasının söylenmesi çoğu zaman yeterli bilgi sağlamaz. Şüpheli hangi olay, tarih ve davranış nedeniyle ifade verdiğini bilmelidir.

Dosyada gizlilik kararı veya erişim kısıtlaması bulunması savunma hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Müdafi, mevcut erişilebilir bilgilerle suçlamayı anlamaya ve riskleri değerlendirmeye çalışır. İsnadın belirsiz olması hâlinde ifade sırasında bu husus açıkça tutanağa geçirilebilir ve belirli sorulara cevap vermeme tercihinin gerekçesi olabilir.

Avukatla görüşmeden ifade vermek zorunlu mudur?

Şüpheli kural olarak müdafi yardımından yararlanabilir. Kanunun zorunlu müdafilik öngördüğü hâllerde avukat görevlendirilmesi ayrıca gerekir. Kişi ‘avukat sonra gelir, önce birkaç soru soralım’ biçiminde fiilî baskı altında suçlamaya ilişkin açıklama yapmaya zorlanmamalıdır. Resmî ifade tutanağı dışında yapılan sohbet niteliğindeki yönlendirmeler de sonradan dosyada tartışma yaratabilir.

Avukatla görüşmenin amacı ezber ifade hazırlamak değil, hukuki hakları ve olası sonuçları anlamaktır. Kişi avukatına olayın tamamını dürüstçe anlatmalı; avukat da hangi sorulara cevap vermenin savunmaya hizmet edeceğini dosya özelinde değerlendirmelidir. Bazen susma, bazen ayrıntılı açıklama, bazen de yalnızca belirli belgeler sunarak kısa ifade en doğru seçenek olabilir.

Yasak sorgu yöntemleri ve özgür irade

CMK m.148, ifade ve sorgunun özgür iradeye dayanmasını zorunlu kılar. Kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehdit gibi iradeyi bozan yöntemlerle alınan beyanlar hukuka uygun kabul edilemez. ‘İtiraf edersen hemen çıkarsın’ veya ‘şu kişiyi suçla dosyan kapanır’ şeklindeki baskılar da somut olayda irade özgürlüğünü tartışmalı hâle getirebilir.

Şüpheli kendisine yönelik baskı iddiasını mümkün olan en erken aşamada avukatına ve adli mercilere bildirmeli; sağlık muayenesinde fiziksel veya psikolojik bulgularını açıklamalıdır. Kamera kayıtları, nezarethane kayıtları ve muayene raporları sonradan önem kazanabilir. Yasak yöntemle elde edilen beyan, kişi sonradan ‘zaten doğruydu’ denilerek meşrulaştırılamaz; elde etme yönteminin hukuka uygunluğu ayrı bir konudur.

Kollukta avukatsız verilen ifadenin değeri

CMK m.148’de kolluk tarafından müdafi hazır bulunmaksızın alınan ifadenin, şüpheli veya sanık tarafından hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağına ilişkin önemli güvence bulunmaktadır. Bu nedenle karakolda alınmış bir beyanın varlığı her durumda dosyanın sonucunu belirlemez. Beyanın hangi koşullarda alındığı, müdafi bulunup bulunmadığı ve sonradan doğrulanıp doğrulanmadığı incelenmelidir.

Bunun yanında kişinin telefon mesajları, banka kayıtları, kamera görüntüleri ve tanık anlatımları gibi diğer deliller ayrı değerlendirilir. Avukatsız kolluk ifadesinin kullanılamaması, bağımsız diğer hukuka uygun delillerin de yok sayılacağı anlamına gelmez. Savunma bütün delil yapısını birlikte ele almalıdır.

Susma hakkı ne zaman kullanılmalı?

Bu sorunun tek ve evrensel cevabı yoktur. Dosyada açıkça yanlış anlaşılabilecek teknik bir durum varsa ve bunu belgeyle hemen açıklamak mümkünse kısa bir savunma yararlı olabilir. Buna karşılık dosya içeriği bilinmiyor, sorular yönlendirici veya karmaşık, kişi yorgun ya da olay çok taraflıysa acele ayrıntılı ifade geri dönüşü zor çelişkiler yaratabilir.

Özellikle dijital ve mali dosyalarda kişi yıllar önceki işlem tarihlerini hatırlamayabilir. ‘Bilmiyorum’ veya ‘belgeyi görmeden cevap veremem’ demek, tahmin yürütmekten daha sağlıklı olabilir. Sonradan belgeyle çelişen kesin ifadeler güvenilirliği zedeleyebilir. Susma hakkı, savunmayı sonsuza kadar kapatmak değil, doğru zamanda ve doğru bilgiyle açıklama yapabilmek için anayasal bir güvencedir.

Susma hakkı aleyhe yorumlanabilir mi?

Bir kişinin suçlamaya ilişkin sorulara cevap vermemesi, tek başına suçluluğun kanıtı olarak kullanılamaz. İspat yükü iddia makamındadır ve mahkûmiyet hukuka uygun bağımsız delillere dayanmalıdır. Şüphelinin susması, mevcut delillerdeki boşluğu dolduran bir ‘itiraf yerine geçen davranış’ değildir.

Bununla birlikte kişi bazı konularda açıklama yapıp bazı konularda susmayı seçerse verdiği beyanların kendi içindeki tutarlılığı yine değerlendirilir. Susma hakkı yalan beyanda bulunma zorunluluğu yaratmaz. Hatırlanmayan bir ayrıntıda tahmin yürütmek yerine bunu açıkça söylemek, sonradan objektif kayıtla çelişen kesin bir cevap vermekten daha sağlıklı olabilir.

İlk ifade ile mahkeme savunması farklı olursa ne olur?

İnsanlar stres, yorgunluk, olayın üzerinden geçen süre veya dosya belgelerini görmemiş olma nedeniyle ilk ifadede eksik ya da hatalı ayrıntılar verebilir. Sonraki savunmanın farklı olması otomatik olarak ‘yalan’ sonucunu doğurmaz; ancak mahkeme çelişkinin nedenini sorgular. Bu nedenle değişikliğin sebebi açıklanmalı ve mümkünse belgeyle desteklenmelidir.

Örneğin ilk ifadede işlem tarihini yanlış hatırlayan bir kişi banka kaydını gördükten sonra tarihi düzeltebilir. Buna karşılık delile göre sürekli değişen açıklamalar güvenilirliği zedeleyebilir. Müdafi ilk ifadeden itibaren kesin bilinmeyen konularda varsayım yapmaktan kaçınmayı tavsiye edebilir.

Kolluk dışındaki ‘sohbet’ beyanları nasıl değerlendirilir?

Resmî ifade başlamadan önce kolluk görevlileriyle yapılan konuşmaların sonradan tutanağa veya tanık anlatımına yansıması uygulamada sorun yaratabilir. Kişinin hakları bildirilmeden suçlamaya ilişkin yönlendirici sorularla fiilen ifade alınması, CMK’daki ifade güvencelerinin dolanılması anlamına gelebilir.

Şüpheli, suçlamaya ilişkin açıklamasını usulüne uygun ifade ortamında ve hakları bildirildikten sonra yapmayı isteme hakkına sahiptir. Müdafi de resmî tutanak dışındaki beyan iddialarının nasıl ortaya çıktığını, kimlerin duyduğunu ve kaydının bulunup bulunmadığını incelemelidir.

Beyan vermeden önce belge görmek neden önemlidir?

Özellikle şirket, banka, vergi, dijital iletişim veya uzun dönemli olaylarda kişinin hafızası bütün ayrıntıları taşıyamaz. Bir faturanın, mesajın veya kamera kaydının tarihi sorulduğunda belgeyi görmeden kesin cevap vermek gereksiz çelişki yaratabilir. Şüpheli ‘belge gösterilirse açıklayabilirim’ diyebilir ve müdafiyle birlikte savunmayı belgeler üzerinden kurabilir.

Susma hakkının bilinçli kullanımı, soruşturmadan kaçmak değildir. Amaç, kişi kendisini suçlamaya zorlanmadan ve bilmediği hususlarda tahmin yapmadan savunma yapabilsin diye zaman ve hukuki güvence sağlamaktır. Dosya görüldükçe ek ifade veya dilekçeyle açıklama yapılması da mümkündür.

Sonuç

Susma hakkı, ceza muhakemesinin merkezindeki kendini suçlamama ilkesinin pratik görünümüdür. Şüpheli isnadı öğrenmeli, müdafi yardımından yararlanmalı ve özgür iradesiyle konuşup konuşmamaya karar vermelidir. Susma suçluluk delili değildir; kimlik bilgileri ise ayrı değerlendirilir.

İfade öncesi en önemli adım, dosyanın ve soruların niteliğini mümkün olduğunca anlamaktır. Baskı veya yasak yöntem iddiası varsa derhal kayıt altına alınmalıdır. Kollukta avukatsız alınan beyanın hukuki değeri de CMK’nın özel güvenceleri çerçevesinde incelenir. Sağlıklı savunma, acele konuşmaktan değil bilinçli karar vermekten geçer.

Yorumlar


bottom of page