top of page

Kişisel İlişki Sırasında Çocuğun Üçüncü Kişiye Bırakılması Sorun Olur mu?

31 Ağu
3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 13 saat önce

Kişisel ilişki kararı, velayeti kendisinde olmayan ebeveyn ile çocuk arasında gerçek ve düzenli bir ilişki kurulmasını amaçlar. Ancak kişisel ilişki süresi içinde çocuğun kısa bir süre büyükanne, dede veya başka güvenilir bir kişinin yanında bulunması tek başına kararın ihlal edildiği anlamına gelmez. Asıl soru, ebeveynin çocukla fiilen ilgilenip ilgilenmediği ve uygulamanın çocuğun huzurunu olumsuz etkileyip etkilemediğidir.

Ne Zaman Sorun Hâline Gelir?

TMK m.323 ebeveyne çocukla uygun kişisel ilişki kurma hakkı tanır. TMK m.324 ise bu hakkın çocuğun huzurunu tehlikeye sokacak biçimde kullanılmasını veya ebeveynin çocukla ciddi biçimde ilgilenmemesini kişisel ilişkinin sınırlandırılması bakımından önemli görür. Çocuğun kişisel ilişki süresinin büyük bölümünü sürekli olarak başka kişilerin yanında geçirmesi, ebeveynin çocuğu teslim alıp fiilen hiç ilgilenmemesi veya güvenlik ve bakım sorunlarının oluşması bu nedenle önem kazanabilir.

Tek Seferlik Durum ile Sürekli Uygulama Aynı Değil

Ebeveynin birkaç saatlik zorunlu işi nedeniyle çocuğun dedesiyle kalması ile her kişisel ilişki gününde çocuğun başka kişilere bırakılması aynı şekilde değerlendirilmez. Mahkeme; tekrar sıklığını, çocuğun yaşını, bakım ihtiyacını, üçüncü kişinin kim olduğunu, ebeveynin çocukla geçirdiği gerçek zamanı ve uygulamanın çocuk üzerindeki etkisini birlikte değerlendirir.

Ne Yapılabilir?

Sorun süreklilik kazanmışsa olay tarihleri ve taraflar arasındaki yazışmalar saklanabilir. Çocuğu sorguya çekmek, gizlice yönlendirmek veya çatışmanın delili hâline getirmekten kaçınılmalıdır. Mevcut kişisel ilişki düzeninin çocuğun yararına uygun olmadığı düşünülüyorsa aile mahkemesinden ilişkinin gün, saat veya koşullarının yeniden düzenlenmesi istenebilir. Mahkeme kararının uygulanmasıyla ilgili teslim ve görüşme işlemleri ise güncel sistemde icra müdürlüğü yerine Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri müdürlükleri ve çocuk görüşme merkezleri üzerinden yürütülür.

Kısa Süreli Bırakma ile Sürekli Devretme Aynı Değildir

Kişisel ilişki sırasında çocuğun kısa süreyle büyükanne, dede veya güvenilir başka bir yakına bırakılması tek başına karar ihlali sayılmaz. Buna karşılık ebeveynin görüşme dönemlerinin büyük bölümünde çocukla hiç zaman geçirmeyip bakımını sürekli üçüncü kişilere bırakması, kişisel ilişkinin amacına ve çocuğun üstün yararına aykırılık tartışması doğurabilir.

Çocuğun Güvenliği Belirleyicidir

Üçüncü kişinin kim olduğu, çocuğun yaşı, bırakılma süresi ve ortamın güvenli olup olmadığı önemlidir. Çocuğun riskli bir kişiye bırakıldığı iddia ediliyorsa mesaj, tanık veya resmî kayıt gibi somut deliller sunulmalıdır. Tek seferlik ve makul bir bakım desteğiyle sistematik ihmal aynı hukuki ağırlıkta değildir.


Kısa Süreli Yardım ile Kişisel İlişkinin Devri Aynı Değildir

Kişisel ilişki sırasında ebeveynin çocuğu kısa süreli olarak büyükanne, büyükbaba veya güvenilir bir bakıcıya bırakması her durumda mahkeme kararının ihlali sayılmaz. Günlük hayatın olağan ihtiyaçları nedeniyle kısa süreli yardım ile, ebeveynin görüşme süresinin önemli bölümünü sürekli olarak üçüncü kişilere devretmesi farklı değerlendirilmelidir.

Kararın Amacı Ebeveyn-Çocuk İlişkisidir

Kişisel ilişki düzenlemesinin amacı çocuğun diğer ebeveyniyle bağını sürdürmesidir. Görüşme günlerinin sistematik biçimde ebeveyn yerine üçüncü kişilerle geçirilmesi bu amaca aykırı hâle gelebilir. Özellikle çocuğun ebeveynle fiilen çok az zaman geçirdiği veya üçüncü kişinin çocuk için risk oluşturduğu iddia ediliyorsa düzenlemenin değiştirilmesi gündeme gelebilir.

Üçüncü Kişinin Kimliği ve Güvenlik

Çocuğun güvenli olmayan kişiye bırakılması, gözetimsiz kalması veya mahkeme kararındaki özel sınırlamalara aykırı davranılması daha ağırdır. Buna karşılık aile içinde bilinen, güvenli bir yakının kısa süreli bakım desteği aynı şekilde yorumlanmamalıdır. Çocuğun yaşı ve bakım ihtiyacı önemlidir.

Nasıl İspatlanır?

Teslim ve iade saatleri, yazışmalar, ADM kayıtları, çocuğun düzenli anlatımları ve gerektiğinde tanıklar kullanılabilir. Çocuğu sorguya çeker gibi görüntü veya ses kaydı üretmek yerine uzman incelemesi ve resmî kayıtların kullanılması tercih edilmelidir.

Ne Talep Edilebilir?

Davranış süreklilik kazanmış ve çocuğun yararını olumsuz etkiliyorsa kişisel ilişki saatlerinin, teslim düzeninin veya gerektiğinde gözetimli görüşmenin yeniden belirlenmesi istenebilir. Tek bir olağan olayın otomatik velayet değişikliği sonucu doğuracağı kabul edilmemelidir.

Yorumlar


bottom of page