Suça Teşebbüs Nedir ve Ceza Nasıl Belirlenir?
- Av.Abdulkadir Bolat
- 20 Ağu
- 6 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 20 Ağu
Suça Teşebbüs Nedir ve Ceza Nasıl Belirlenir? hakkında sağlıklı değerlendirme yapabilmek için suçun maddi ve manevi unsurlarını, olayın kronolojisini ve Türk Ceza Kanunu'nun genel hükümlerini birlikte ele almak gerekir. Aşağıdaki açıklamalar güncel mevzuat çerçevesinde genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın delilleri, suç tarihi ve özel kanun hükümleri sonucu değiştirebilir.

Teşebbüsün temel tanımı
TCK m.35’e göre kişi işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp elinde olmayan nedenlerle tamamlayamazsa teşebbüsten sorumlu olur. Teşebbüs, düşüncenin veya hazırlığın cezalandırılması değildir; suçun icra alanına girilmiş olması gerekir. Aynı zamanda tamamlanmış suç da değildir. Bu ara aşama, failin ortaya çıkardığı tehlike nedeniyle cezalandırılır ancak tamamlanmış suça göre indirim uygulanır.
Bir olayda teşebbüs olup olmadığını belirlemek için dört soru önemlidir: Failin kastettiği suç neydi? İcra hareketlerine doğrudan başladı mı? Kullandığı hareketler somut olayda elverişli miydi? Suç neden tamamlanmadı? Bu soruların cevabı suç tipine göre değişir. Hırsızlık, öldürme, dolandırıcılık veya sahtecilikte icra başlangıcı aynı noktada değildir.
Hazırlık hareketi ile icra hareketi farkı
Ceza hukuku kural olarak yalnız suç işlemeyi düşünmeyi veya genel hazırlığı cezalandırmaz; ancak bazı hazırlık hareketleri bağımsız suç olarak ayrıca düzenlenmiş olabilir. Teşebbüs için failin suç tipinin koruduğu hukuki değeri doğrudan tehlikeye sokan icra hareketlerine başlaması gerekir. Araç satın alma, olay yerine gitme veya plan yapma tek başına her zaman icra başlangıcı değildir.
Örneğin hırsızlık amacıyla eldiven ve levye satın almak hazırlık olabilir; gece mağazanın kepengini kırmaya başlamak icra hareketine yaklaşır. Öldürme kastıyla silah temin etmek hazırlık, mağdura doğrultıp ateş etmek ise açık icra hareketidir. Sınır olayın yakınlığı, failin planı ve yapılan hareketin suç sonucuna doğrudan bağlanmasıyla belirlenir.
Elverişli hareket ne demektir?
Teşebbüs için kullanılan hareketin ve aracın somut olayda suçun tamamlanmasına elverişli olması aranır. Elverişlilik soyut değil olayın koşullarına göre değerlendirilir. Ateşli silah kural olarak öldürmeye elverişlidir; ancak tamamen bozuk bir oyuncak tabancayla uzaktaki kişiyi öldürmeye çalışmak farklıdır. Bununla birlikte aracın başarısız kullanılması ile baştan kesinlikle elverişsiz olması birbirinden ayrılmalıdır.
Mağdurun tesadüfen olay yerinde olmaması, failin kastı ve hareketin elverişliliği bakımından ayrıca tartışılır. ‘İşlenemez suç’ olarak anılan durumlarda korunan hukuki değer açısından gerçek tehlike doğup doğmadığı değerlendirilir. Teşebbüsün varlığı yalnız failin niyetine değil objektif tehlikeye de dayanır.
Suç neden tamamlanmamış olmalı?
Teşebbüste suçun tamamlanmamasının failin iradesi dışında bir nedenden kaynaklanması temel unsurdur. Mağdurun kaçması, kolluğun gelmesi, kasanın açılamaması, ateş edilen kişinin tıbbi müdahaleyle kurtulması veya dolandırıcılık mağdurunun şüphelenip para göndermemesi buna örnek olabilir. Fail devam etmek istediği halde dış koşul nedeniyle amaçlanan sonuç oluşmaz.
Fail kendi özgür iradesiyle devam etmekten vazgeçmiş veya tamamlanmayı aktif biçimde önlemişse TCK m.36’daki gönüllü vazgeçme gündeme gelir. Bu nedenle tamamlanmama nedeninin tespiti teşebbüs ile gönüllü vazgeçmeyi ayırır. Olay anındaki mesajlar, kaçış biçimi, kolluk müdahalesinin zamanı ve failin yardım davranışları bu konuda delil olabilir.
Kast neden önemlidir?
Teşebbüs yalnız kasten işlenebilen ve teşebbüse elverişli suçlarda söz konusu olur. Fail hangi neticeyi istedi veya kabullendi sorusu, özellikle öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama ayrımında belirleyicidir. Kullanılan araç, darbe sayısı, hedef alınan vücut bölgesi, sözler, tarafların husumeti ve fiilden sonraki davranışlar kastın yoğunluğunu gösterebilir.
Taksirli suçlarda fail neticeyi istemediği için klasik anlamda teşebbüs mümkün değildir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar veya olası kast içeren olaylarda ise suç tipinin yapısına göre daha ayrıntılı değerlendirme gerekir. ‘Sonuç olmadı, o halde teşebbüs’ şeklinde mekanik yaklaşım doğru değildir; öncelikle suçun manevi unsuru belirlenmelidir.
Öldürmeye teşebbüs ile yaralama ayrımı
Uygulamada en ciddi teşebbüs tartışmalarından biri, yaşamaya devam eden mağdura yönelik saldırının öldürmeye teşebbüs mü yoksa kasten yaralama mı olduğudur. Yaralanmanın hayati tehlike yaratması tek başına öldürme kastını kesinleştirmez; kast tüm olaydan çıkarılır. Silahın niteliği, atış mesafesi, hedef bölge, darbe sayısı, failin engel çıkınca durup durmadığı ve olay sonrası yardım edip etmediği birlikte değerlendirilir.
Örneğin hayati bölgeye yakın mesafeden tekrarlı ateş edilmesi öldürme kastını destekleyebilir. Buna karşılık bir arbede içinde tek darbe, saldırının kendiliğinden sona ermesi ve olayın öncesindeki koşullar farklı sonuca götürebilir. Adli tıp raporu fiilin sonucunu gösterir; kastın hukuki değerlendirmesi mahkemeye aittir.
Teşebbüste ceza nasıl belirlenir?
TCK m.35 tamamlanmış suç için öngörülen ceza üzerinden, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre belirli oranlarda indirim yapılmasını öngörür. Hakim indirim oranını seçerken suçun tamamlanmaya ne kadar yaklaştığını tek başına değil, somut zarar ve tehlikenin derecesini değerlendirir. Aynı suç tipine teşebbüs eden iki kişinin ortaya çıkardığı tehlike farklı olabilir.
Ceza hesabında önce ilgili suçun temel ve nitelikli hali belirlenir, teşebbüs indirimi kanuni sıradaki yerinde uygulanır; ardından iştirak, tahrik, yaş küçüklüğü veya takdiri indirim gibi diğer hükümler varsa sırası gözetilir. Yanlış suç vasfı veya hesap sırası sonuç cezada ciddi fark yaratabilir.
Sırf hareket suçlarında teşebbüs
Bazı suçlar belirli bir hareketin yapılmasıyla tamamlanır ve ayrıca maddi netice aranmaz. Bu tür ‘sırf hareket’ suçlarında teşebbüs, icra hareketlerinin bölünebilir olup olmadığına bağlıdır. Hareket tek anda ve bölünemez şekilde gerçekleşiyorsa teşebbüse yer olmayabilir; birden fazla aşamada tamamlanabiliyorsa icranın kesildiği noktaya göre teşebbüs gündeme gelebilir.
Bu nedenle ‘her kasten suçun teşebbüsü vardır’ denilemez. Suç tipinin tamamlanma anı incelenmelidir. Hakaret, belge suçları, cinsel suçlar veya bilişim suçlarında teşebbüs değerlendirmesi her bir suçun maddi unsurlarına göre özel nitelik gösterir. Genel TCK m.35 kuralı, özel suçun yapısıyla birlikte okunur.
Deliller ve savunma stratejisi
Teşebbüs dosyasında olayın başlangıç ve bitiş anı mümkün olduğunca ayrıntılı çizilmelidir. Kamera görüntüsü, telefon mesajları, silah balistik incelemesi, adli rapor, olay yeri krokisi ve tanıklar failin kastını ve suçun neden tamamlanmadığını gösterir. Özellikle saldırının failin kendi isteğiyle mi yoksa dış müdahaleyle mi kesildiği gönüllü vazgeçme bakımından kritik olabilir.
Savunma alternatifli kurulabilir: suçun kast unsuru yoksa daha farklı bir suç vasfı, kast varsa fakat netice oluşmadıysa teşebbüs, fail kendiliğinden geri döndüyse gönüllü vazgeçme değerlendirilebilir. Bu alternatifler birbirini mantıksal olarak dışlayan noktalarda açık şekilde sıralanmalıdır. Mahkeme de hangi ihtimali neden kabul ettiğini gerekçelendirmelidir.
Sonuç
Suça teşebbüs, hazırlık ile tamamlanmış suç arasındaki ceza sorumluluğu alanıdır. TCK m.35 için belirli bir suçu işleme kastı, elverişli hareketlerle doğrudan icraya başlama ve suçun failin elinde olmayan nedenle tamamlanmaması gerekir. Her başarısız suç planı teşebbüs olmadığı gibi, her yarım kalan hareket de gönüllü vazgeçme değildir.
Teşebbüs cezası meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre tamamlanmış suç cezasından indirilir. Özellikle öldürmeye teşebbüs-yaralama ve teşebbüs-gönüllü vazgeçme ayrımları dosyanın sonucunu kökten değiştirebilir. Olayın saniye bazlı kronolojisi ve objektif deliller doğru hukuki nitelendirmenin temelidir.
Her suçta teşebbüs mümkün müdür?
Hayır. Teşebbüs için suçun kasten işlenebilir olması ve icra hareketlerinin tamamlanmadan kesilebilmesi gerekir. Taksirli suçlarda fail sonucu istemediği için teşebbüs düşünülemez. Bazı sırf hareket suçlarında hareket bölünemez şekilde yapıldığı anda suç tamamlanır ve teşebbüs alanı çok dar veya imkansız olabilir. Ayrıca kanunun özel yapısı bazı suçlarda farklı sonuç doğurur. Bu nedenle önce ilgili suçun tamamlanma anı ve maddi unsurları incelenmelidir.
Silah ateşlenmezse öldürmeye teşebbüs olur mu?
Somut koşullara bağlıdır. Fail öldürme kastıyla silahı mağdura doğrultmuş, tetiğe basmış fakat silah teknik arıza nedeniyle ateş almamışsa elverişlilik ve icra başlangıcı bakımından teşebbüs gündeme gelebilir. Buna karşılık silahın baştan tamamen işlevsiz olması ve gerçek bir tehlike yaratmaması ‘işlenemez suç’ tartışmasını doğurabilir. Silahın teknik durumu bilirkişi raporuyla, failin kastı ise olayın bütün delilleriyle belirlenir.
Mağdurun yaralanmaması teşebbüsü ortadan kaldırır mı?
Hayır. Teşebbüs için mutlaka fiziksel zarar oluşması şart değildir. Fail öldürme kastıyla ateş etmiş fakat kurşun isabet etmemişse zarar doğmasa bile yaşam hakkı bakımından ciddi tehlike ortaya çıkmış olabilir. TCK m.35 ceza indirim oranını belirlerken meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını dikkate alır. Yaralanmanın hiç olmaması ceza miktarında etkili olabilir, fakat icra hareketleri ve kast varsa teşebbüs sorumluluğunu otomatik ortadan kaldırmaz.
Mağdur tıbbi müdahaleyle kurtulursa hangi suç oluşur?
Öldürme kastı ve icra hareketleri sabitse, ölümün hızlı tıbbi müdahale sayesinde gerçekleşmemesi öldürmeye teşebbüs değerlendirmesine yol açabilir. Ancak kastın öldürme mi yaralama mı olduğu ayrıca belirlenmelidir. Yaralanmanın hayati tehlike yaratması tek başına öldürme kastını kanıtlamaz. Silah, hedef bölge, darbe sayısı, sözler ve saldırının sona erme biçimi birlikte değerlendirilir. Adli rapor sonuç ve nedensellik hakkında, mahkeme ise kast konusunda karar verir.
Hazırlık hareketi bağımsız suçsa ne olur?
Teşebbüs başlamamış olsa bile hazırlık aşamasındaki davranış ayrıca suç olarak düzenlenmişse fail o bağımsız suçtan sorumlu olabilir. Örneğin ruhsatsız silah edinme veya belirli yasak araçları bulundurma, amaçlanan başka suç hiç icra edilmeden kendi özel kanununa göre sorumluluk doğurabilir. Ceza hukukunun ‘hazırlık hareketleri cezalandırılmaz’ ilkesi, hazırlık niteliğindeki davranışın başka bir suç tipini tamamlaması halinde o bağımsız suçu ortadan kaldırmaz.
Teşebbüs indirimi sabit midir?
Hayır. TCK m.35 kanuni bir indirim aralığı öngörür ve hakim meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre oranı belirler. Suçun tamamlanmasına ne kadar yaklaşıldığı pratikte önemli olmakla birlikte tek ölçüt değildir. Mağdura ciddi yaralanma veren öldürmeye teşebbüs ile hiç isabet olmayan olay aynı tehlike düzeyinde değerlendirilmeyebilir. Mahkeme indirim oranını somut olgulara dayalı ve denetlenebilir biçimde gerekçelendirmelidir.
Teşebbüs ile gönüllü vazgeçme arasında neden büyük fark vardır?
Teşebbüste fail suçu tamamlamak istemeye devam eder fakat dış neden engel olur; bu nedenle teşebbüs cezası verilir. Gönüllü vazgeçmede fail devam edebilecekken kendi iradesiyle suç yolundan döner veya neticeyi önler; TCK m.36 şartları varsa amaç suçun teşebbüsünden cezalandırılmaz. Sonuç ceza bakımından fark çok büyük olabileceği için ‘neden tamamlanmadı?’ sorusu dosyanın merkezindedir. Kamera, kolluk geliş saati ve failin sonraki davranışı bu ayrımı aydınlatır.
Dolandırıcılıkta teşebbüs ne zaman olur?
Dolandırıcılıkta fail hileli davranışlarla mağduru yanıltmaya yönelik icraya başlamış fakat mağdur şüphelenip parayı göndermemiş veya banka işlemi engellenmişse teşebbüs gündeme gelebilir. Ancak kullanılan söz ve davranışların hukuken hile yoğunluğuna ulaşıp ulaşmadığı önce incelenmelidir. Basit yalan her durumda dolandırıcılık değildir. Ayrıca suçun nitelikli halinin uygulanıp uygulanmadığı kullanılan araç ve ilişkiye göre belirlenir. Böylece teşebbüs değerlendirmesi ancak doğru suç vasfı belirlendikten sonra yapılır.
Hırsızlıkta teşebbüs ne zaman tamamlanmış suça dönüşür?
Hırsızlığın tamamlanma anı, mal üzerinde mağdurun hakimiyetinin sona ermesi ve failin fiili hakimiyet kurması gibi ölçütlerle somut olaya göre belirlenir. Fail mağazadaki ürünü cebine koyduğu anda mı, kasadan geçtiğinde mi veya mağazadan çıktığında mı suç tamamlandı sorusu güvenlik önlemleri ve olayın özelliğine göre hukuki değerlendirme gerektirir. Tamamlanma anı belirlenmeden gönüllü vazgeçme, teşebbüs ve etkin pişmanlık ayrımı doğru kurulamaz.
Teşebbüs hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınır mı?
Mahkeme sanığın eyleminin tamamlanmış suçu mu yoksa teşebbüsü mü oluşturduğunu doğru hukuki nitelendirmek zorundadır. İddianamede tamamlanmış suç yazılması, deliller neticenin gerçekleşmediğini gösteriyorsa mahkemeyi bu nitelendirmeyle bağlamaz; ancak sanığa değişen hukuki vasfa karşı savunma imkanı verilmesi gerekir. Savunma da sonuç ve icra aşamasını açıkça tartışarak TCK m.35’in uygulanmasını talep edebilir.


Yorumlar