top of page

Aydınlatılmış Onam Nedir? Tıbbi Müdahalede Hastanın Rızası ve Hekimin Sorumluluğu

Güncelleme tarihi: 20 Ağu

Tıbbi müdahale, kişinin vücut bütünlüğüne doğrudan dokunur. Bu nedenle ameliyatın veya tedavinin tıp kurallarına uygun yapılması tek başına her zaman yeterli değildir. Hastanın, kendisine yapılacak müdahalenin niteliğini ve önemli sonuçlarını anlayarak özgür iradesiyle rıza göstermesi gerekir.

Abdulkadir Bolat Hukuk ve Danışmanlık

Hasta Hakları Yönetmeliği ve genel özel hukuk ilkeleri çerçevesinde “aydınlatılmış onam”, yalnız hastaya standart bir kâğıt imzalatılması anlamına gelmez. Aydınlatmanın hastanın karar verebilmesine imkân verecek zamanda, anlaşılabilir biçimde ve yapılacak müdahaleye özgü olması gerekir.



Hasta Hangi Konularda Bilgilendirilmelidir?

Aydınlatmanın kapsamı müdahalenin niteliğine göre değişir. Genel olarak hastanın sağlık durumu ve konulan tanı, önerilen müdahalenin nasıl yapılacağı, beklenen faydalar, önemli ve kararını etkileyebilecek riskler, alternatif tedavi seçenekleri ve tedaviyi kabul etmemesi hâlinde ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda bilgilendirilmesi gerekir.

Bilgi, hastanın yaşı, eğitim düzeyi, dili ve anlayış kapasitesine uygun şekilde verilmelidir. Çok teknik tıp terimleriyle hazırlanmış birkaç sayfalık formun hastaya ameliyattan beş dakika önce imzalatılması, gerçek aydınlatma yapıldığını her durumda göstermeyebilir.

İmzalı Onam Formu Hekimi Her Türlü Sorumluluktan Kurtarır mı?

Hayır. Onam formu önemli bir delildir; ancak “hasta bütün riskleri kabul etti, artık hiçbir tıbbi hata ileri süremez” anlamına gelmez.

Hekim ve sağlık kuruluşu yine tıp biliminin ve mesleki standardın gerektirdiği özeni göstermek zorundadır. Operasyon sırasında teknik hata yapılmışsa veya komplikasyon ortaya çıktıktan sonra gerekli müdahale gecikmişse, hastanın risk formunu imzalaması bu eylemleri hukuka uygun hâle getirmez.

Aynı şekilde onam formunun müdahaleye özgü olup olmadığı önemlidir. “Cerrahi müdahalelerin bütün risklerini kabul ediyorum” şeklindeki son derece genel metin, somut ve önemli bir risk bakımından aydınlatmanın gerçekten yapıldığını ispatlamaya yetmeyebilir.

Komplikasyon ile Malpraktis Nasıl Ayrılır?

Tıp hukukunda önemli ayrım, komplikasyon ile tıbbi uygulama hatası arasındadır.

Komplikasyon, tıbbi müdahale standartlara uygun yapılmasına rağmen ortaya çıkabilen bilinen veya öngörülebilir risk olabilir. Malpraktis ise hekimin gerekli özen ve standarda aykırı davranmasıyla ilgilidir.

Ancak bir sonucun “komplikasyon” olarak adlandırılması dosyayı otomatik kapatmaz. Önce komplikasyon riskinin hastaya açıklanıp açıklanmadığı, daha sonra komplikasyon ortaya çıktığında zamanında fark edilip uygun şekilde yönetilip yönetilmediği incelenir.

Örneğin ameliyatın bilinen bir kanama riski olabilir. Fakat kanama başladıktan sonra gerekli kontrollerin yapılmaması ayrı bir kusur oluşturabilir.

Hasta Tedaviyi Reddedebilir mi?

Ayırt etme gücüne sahip hasta, yeterli bilgilendirmeden sonra önerilen tedaviyi kabul etmeme hakkına sahiptir. Hekim hastaya reddin muhtemel sonuçlarını anlatmalı ve ret kararını mevzuata uygun şekilde kayda geçirmelidir.

Hastanın hekim tarafından “yanlış” görülen bir karar vermesi, kanuni istisnalar dışında onun kendi bedeni üzerindeki karar hakkını ortadan kaldırmaz.

Bu ilkenin istisnaları bulaşıcı hastalık, zorunlu tedavi veya başka özel kanun hükümlerinde ortaya çıkabilir.

Acil Durumda Onam Alınamazsa Ne Olur?

Hastanın bilinci kapalı ve gecikme hayati tehlike yaratacaksa, rızanın alınmasının fiilen mümkün olmadığı gerçek acil durumlarda özel hükümler uygulanır. Hekim hayat kurtarıcı müdahaleyi yalnız form imzalanamadığı için geciktirmek zorunda değildir.

Ancak “acil durum” istisnası, acil olmayan planlı işlemlerin rızasız yapılabileceği anlamına gelmez. Müdahalenin gerçekten acil olup olmadığı ve yakınlara veya kanuni temsilciye ulaşma imkânı dosya özelinde değerlendirilir.

Onam Formunun Bir Nüshası Hastaya Verilmeli mi?

Hasta Hakları Yönetmeliği sisteminde rıza formunun bir nüshasının hastaya veya kanuni temsilcisine verilmesi öngörülmektedir. Uygulamada hasta çoğu zaman imzaladığı formu yıllar sonra ilk kez dava dosyasında görmektedir.

Hastanın ameliyat veya tedavi sonrası kendi dosyasını ve onam belgelerini istemesi, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda önemlidir.

Aydınlatmanın Yapıldığını Kim İspatlar?

Hekim veya sağlık kuruluşunun aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini ortaya koyması gerektiği yönündeki yargısal yaklaşım, onam formunun ve kayıtların önemini artırır.

Form, epikriz, poliklinik notu, ameliyat öncesi görüşme kayıtları ve gerektiğinde tanık anlatımları birlikte değerlendirilebilir.

Hastanın yalnız “bana hiçbir şey anlatılmadı” beyanı ile sağlık kuruluşunun yalnız “formda imza var” savunması arasında dosyadaki tüm koşullar incelenir.

Pratik Yol Haritası: Uyuşmazlık Çıktığında Onam Nasıl İncelenir?

İlk olarak imzalanan onam formunun bir örneği ve tam hasta dosyası alınmalıdır. Formun müdahaleye özgü olup olmadığı, tarih-saat, imza ve risk açıklamalarının içeriği kontrol edilir. Ameliyat öncesi muayene notlarında ayrıca sözlü aydınlatma kaydı bulunup bulunmadığı incelenir.

Sonra gerçekleşen olumsuz sonucun formda yazılı olmasıyla yetinilmemeli; bunun gerçek komplikasyon mu yoksa tıbbi uygulama hatası mı olduğu uzman incelemesiyle değerlendirilmelidir. Komplikasyon ise ortaya çıktıktan sonra yönetimin tıp kurallarına uygun olup olmadığı ayrıca araştırılır.

Hastanın kararını etkileyebilecek önemli alternatiflerin anlatılıp anlatılmadığı ve onamın baskı altında veya çok geç alınıp alınmadığı da dosyanın parçasıdır.

Sık Yapılan Hatalar

İmzalı formu hekimin tüm sorumluluğunu kaldıran bir feragat belgesi sanmak, komplikasyon kelimesini otomatik sorumsuzluk sebebi kabul etmek ve yalnız form metnine bakıp aydınlatmanın zamanını/koşullarını incelememek sık hatalardır. Hastanın tıbbi kayıtlarını erken almaması da ispatı zorlaştırabilir.

Sık Sorulan Sorular

Onam formunu imzaladım, yine de tazminat davası açabilir miyim? Evet. İmzalı form tıbbi hata iddiasını veya eksik aydınlatma tartışmasını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Hekim bütün çok nadir riskleri anlatmak zorunda mı? Riskin ağırlığı, gerçekleşme ihtimali ve hastanın kararını etkileme gücü birlikte değerlendirilir.

Tedaviyi reddetme hakkım var mı? Kanuni istisnalar dışında, yeterli bilgilendirme sonrası tedaviyi reddetme hakkı vardır.

Form hastaya verilmek zorunda mı? Mevzuat, rıza formunun bir nüshasının hastaya veya kanuni temsilcisine verilmesini öngörür.

Yayın Notu

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Aydınlatılmış onam uyuşmazlıklarında müdahalenin türü, riskin niteliği, aydınlatmanın zamanı ve içeriği ile tıbbi uygulamanın standarda uygunluğu ayrı ayrı incelenmelidir.

İlgili Yazılar

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.
bottom of page