
Belirli Süreli İş Sözleşmesi Arka Arkaya Yenilenebilir mi?
Güncelleme tarihi: 14 Eki
Belirli süreli iş sözleşmesi bazı koşullarda arka arkaya yenilenebilir. Ancak işverenin her yıl yeni bir sözleşme imzalatması, iş ilişkisinin sürekli olarak belirli süreli kalacağı anlamına gelmez. 4857 sayılı İş Kanunu m.11, esaslı neden bulunmadıkça zincirleme belirli süreli sözleşme yapılmasını sınırlar; bu koşula uyulmaması hâlinde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir.
İlk sözleşmenin belirli süreli yapılabilmesi için ne gerekir?
Kanunun aradığı koşul, belirli süreli bir işin yürütülmesi, belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif bir durumun bulunmasıdır. Tarafların sözleşmeye sadece 'bir yıl sürelidir' yazması veya işe giriş çıkış kayıtlarını dönemlere ayırması objektif nedenin yerine geçmez. Belirli süreli sözleşmenin yazılı olarak yapılması da kanunda açıkça düzenlenmiştir.
Zincirleme yenilemede 'esaslı neden' ne anlama gelir?
Sözleşmenin uzatılmasını gerektiren gerçekten geçici bir iş, tamamlanması beklenen belirli proje veya süresi objektif biçimde sınırlandırılmış ihtiyaç varsa esaslı neden tartışılabilir. Buna karşılık aynı sürekli işin hiçbir değişiklik olmadan yıllarca sürdüğü ve her yenilemenin yalnız fesih sonuçlarından kaçınmaya yönelik olduğu bir ilişkide esaslı nedenin varlığı kabul edilmeyebilir. Her yenilemenin yapıldığı tarihteki işin niteliği değerlendirilmelidir.
Üst üste yenilenen sözleşme hangi durumda belirsiz süreliye dönüşür?
İş Kanunu m.11/2 uyarınca esaslı neden olmaksızın birden fazla üst üste belirli süreli sözleşme yapılması hâlinde iş ilişkisi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Bu, yalnız son sözleşme bakımından bir değişiklik değildir. Yargıtay kararları, sözleşmenin belirli süreli olduğunu iddia eden tarafın objektif koşulların varlığını ispatlamasının önemini vurgulamaktadır.
Kısa ara verilmesi veya SGK çıkış-giriş yapılması sonucu değiştirir mi?
Bir işçinin aynı işyerinde fiilen aynı işi yapmaya devam ettiği bir ilişkide kısa süreli sigorta çıkış-girişleri veya aralıklı sözleşmeler, ilişkinin gerçek niteliğini tek başına değiştirmez. Aranın nedeni, işin sürekliliği, görev tanımı, işverenin değişip değişmediği ve çalışma kayıtları birlikte incelenir. Her ara veya her yeni sözleşme otomatik olarak aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Belirsiz süreli sayılmanın işçilik haklarına etkisi
Sözleşmenin niteliği, sürenin dolmasıyla sona erme savunması, bildirim yükümlülüğü, ihbar tazminatı ve koşulları varsa iş güvencesi hükümleri bakımından önem taşır. Kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları ise sözleşmenin niteliği yanında fesih sebebi, hizmet süresi ve ilgili koşullarla değerlendirilir. Belirli süreli sözleşmede çalışan işçi, yalnız bu statüsü nedeniyle emsal belirsiz süreli işçiye göre haklı neden olmaksızın farklı işleme tabi tutulamaz; İş Kanunu m.12 bu korumayı düzenler.
Hangi belgeler incelenir?
Art arda imzalanan bütün iş sözleşmeleri ve ek protokoller, işçinin görev tanımı, proje veya dönemsel işin bitiş kayıtları, SGK hizmet dökümü, bordrolar, vardiya çizelgeleri ve yazışmalar birlikte değerlendirilmelidir. Amaç yalnız kaç sözleşme imzalandığını saymak değil, her yenilemenin gerçekten hangi objektif ihtiyaca dayandığını göstermektir.
Uyuşmazlık çıktığında nasıl hareket edilir?
İş ilişkisi sona ermişse fesih bildirimi ile gerçek ayrılış nedeni belirlenmelidir. İşe iade koşulları veya işçilik alacakları söz konusuysa kanuni başvuru ve zorunlu arabuluculuk süreleri ayrıca hesaplanır. Her çalışan için tek ve değişmez sonuç yoktur; sözleşmenin niteliğine ilişkin iddia, somut işin özellikleriyle ortaya konulmalıdır.
Sonuç
Belirli süreli iş sözleşmesi esaslı nedenin varlığı hâlinde yenilenebilir. Yenilemeler sürekli bir işin geçici sözleşmelerle yürütülmesinden ibaretse başlangıçtan itibaren belirsiz süreli sözleşme kabulü gündeme gelir. Sözleşmede yazılı bitiş tarihinin bulunması tek başına belirleyici değildir.

Yorumlar