
Hasta Yakınının Hastanede Görüntü ve Ses Kaydı Alması
Güncelleme tarihi: 3 gün önce
Bir hasta yakınının hastanede ses veya görüntü kaydı alması için 'yakınıyım, istediğim gibi kaydedebilirim' şeklinde genel bir hak yoktur. Buna karşılık her kayıt da otomatik olarak aynı hukuki sonucu doğurmaz. Kaydın nerede ve nasıl alındığı, kimlerin ses veya görüntüsünü içerdiği, hastanın rızası, kaydın amacı, üçüncü kişilerle paylaşılıp paylaşılmadığı ve somut olayda bir hakkın korunması için başka şekilde delil elde etme imkânının bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Hastane Ortamında Mahremiyet Esastır
Hasta Hakları Yönetmeliği m.21 uyarınca hastanın mahremiyetine saygı gösterilmesi esastır. Muayene, teşhis ve tedavi süreçlerinin makul gizlilik içinde yürütülmesi gerekir. Bir hasta yakınının yaptığı kayıt yalnız hekimin veya personelin değil; hastanın, odadaki başka hastaların, yakınların ve sağlık çalışanlarının özel hayat ve kişisel veri alanına da temas edebilir.
Sağlık Bilgileri Özel Nitelikli Kişisel Veridir
Sağlık verileri 6698 sayılı Kanun kapsamında özel nitelikli kişisel veriler arasındadır. Kişisel Verileri Koruma Kurumunun güncel rehberleri de kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığına, tetkiklerine, teşhis ve tedavisine ilişkin bilgilerin sağlık verisi olduğunu vurgular. Bu nedenle kayıt içinde teşhis, tedavi, tahlil sonucu veya benzeri bilgiler duyuluyor ya da görülüyorsa kaydın saklanması ve özellikle üçüncü kişilerle paylaşılması ayrıca veri koruma riski yaratabilir.
Ses Kaydı ile Görüntü Kaydı Aynı Şekilde Değerlendirilmez
Türk Ceza Kanunu bakımından kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların dinlenmesi veya kayda alınması ile özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin kaydedilmesi farklı suç tipleri içinde düzenlenmiştir. Bu nedenle koridorda genel bir görüntü alınması, kapalı bir muayene sırasında konuşmanın gizlice kaydedilmesi ve başka bir hastanın tedavi görüntüsünün kayda alınması aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir.
Kendi Konuşmasına Katılan Kişinin Kaydı
Kaydı alan kişinin bizzat tarafı olduğu bir konuşma ile üçüncü kişiler arasındaki konuşmayı gizlice kaydetmesi arasında önemli fark vardır. Bununla birlikte konuşmanın tarafı olmak, kaydı sınırsız biçimde yayımlama veya sosyal medyada paylaşma yetkisi vermez. Kayıt alma ile kaydı ifşa etme eylemleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Delil Elde Etme Amacı Her Kaydı Otomatik Olarak Hukuka Uygun Hale Getirmez
Tedavi sırasında ciddi bir hak ihlali yaşandığı düşünülüyorsa delilin korunması meşru bir ihtiyaç olabilir. Ancak 'delil topluyordum' demek tek başına her gizli kaydı hukuka uygun kılmaz. Olayın ani gelişip gelişmediği, başka delil elde etme olanağı, kaydın yalnız hak arama amacıyla kullanılıp kullanılmadığı ve ölçülülük somut olay bakımından önem taşır. Mümkünse tıbbi kayıt, epikriz, hasta dosyası, tanık, kamera kaydı talebi ve yazılı başvuru gibi hukuka daha az müdahaleci delil yolları da kullanılmalıdır.
Hasta Dosyası ve Kayıtları İçin Önce Resmî Yolu Kullanın
Hasta Hakları Yönetmeliği m.16, hastaya sağlık durumu ile ilgili dosya ve kayıtları inceleme ve bir suretini alma hakkı tanır. Amaç tedavi sürecini belgelendirmekse, gizli kayıt almak yerine hasta dosyası, epikriz, tetkik sonuçları ve ilgili sağlık kayıtlarının usulüne uygun şekilde talep edilmesi çoğu durumda daha güvenli bir başlangıçtır.
Kaydı Sosyal Medyada Paylaşmak Ayrı Bir Risk Doğurur
Kayıt alma ile kaydı üçüncü kişilere yayma aynı şey değildir. Bir kayıt belirli bir hukuki başvuru için elde edilmiş olsa bile bunu sosyal medyada yayımlamak; başka hastaların, personelin veya sağlık bilgilerinin ifşasına yol açabilir. Bu nedenle kayıt varsa kullanım amacı mümkün olduğunca sınırlandırılmalı ve doğrudan hukuki başvuru ile ilgisi olmayan kişilere aktarılmamalıdır.
Pratik Olarak Ne Yapılmalı?
Bir uyuşmazlık yaşandığında olayın tarih ve saatini not etmek, görevli personelin kimliğini öğrenmek, hasta dosyasını ve tıbbi kayıtları talep etmek, varsa tanıkları belirlemek ve kurumun hasta hakları birimine yazılı başvuru yapmak önemlidir. Ses veya görüntü kaydı mevcutsa kaydın kesilmemiş orijinal halinin korunması, kamuya açık biçimde paylaşılmaması ve hukuki kullanılabilirliğinin somut dosya üzerinden değerlendirilmesi gerekir.
Sonuç
Hastanede ses veya görüntü kaydı konusunda tek bir genel kural yoktur. Hastanın mahremiyeti, üçüncü kişilerin özel hayatı, sağlık verilerinin korunması, kaydın hangi ortamda ve hangi amaçla alındığı ile sonradan nasıl kullanıldığı birlikte değerlendirilmelidir. Hasta yakını sıfatı tek başına sınırsız kayıt yetkisi vermez.
Mevzuat Kaynakları
Hasta Hakları Yönetmeliği m.16 ve m.21; 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.6 ve Kişisel Verileri Koruma Kurumunun özel nitelikli kişisel verilere ilişkin güncel rehberi; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.133 ve m.134.
Sağlık hukuku mevzuatı, hasta hakları ve tıbbi uygulamalara ilişkin diğer hukuki açıklamaları sağlık hukuku sayfamızda inceleyebilirsiniz.


Yorumlar