İnternetten İçerik Kaldırma ve Erişim Engeli: Kişilik Hakkını İhlal Eden Yayına Karşı Ne Yapılır?
- Av.Abdulkadir Bolat
- 19 Ağu
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 saat önce
İnternette hakaret niteliğinde paylaşım, gerçeğe aykırı haber, izinsiz fotoğraf veya kişilik hakkını zedeleyen başka bir içerik görüldüğünde eskiden sık kullanılan 5651 sayılı Kanun m.9 yolunun hâlen yürürlükte olduğu sanılabiliyor. Ancak Anayasa Mahkemesi m.9'u tamamen iptal etti ve iptal 10 Ekim 2024 tarihinde yürürlüğe girdi. Bu nedenle bugün her kişilik hakkı ihlalinde doğrudan “5651 m.9 uyarınca sulh ceza hâkimliğinden erişim engeli” talep etmek doğru bir genel yol değildir.

Önce içeriğin hangi hakkı ihlal ettiği belirlenmeli
Aynı paylaşım farklı hukuk yollarını gündeme getirebilir. Şeref ve itibarın zedelenmesi, özel hayatın gizliliği, kişisel verinin hukuka aykırı paylaşılması, tehdit veya hakaret suçu, telif ya da marka hakkı ihlali birbirinden farklıdır. Başvuru yolu, yalnız içeriğin internette bulunmasına değil hangi hakkın nasıl ihlal edildiğine göre seçilmelidir.
Genel kişilik hakkı ihlalinde TMK 24 ve 25
Türk Medeni Kanunu m.24-25 uyarınca kişilik hakkına hukuka aykırı saldırıya uğrayan kişi, saldırının önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini ve etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir. Koşulları varsa düzeltme veya kararın yayımlanması ile maddi ve manevi tazminat talepleri de gündeme gelebilir. İnternet içeriğinin kaldırılması yönündeki talebin kapsamı, içeriğin niteliği ve taraflara göre genel hukuk davası içinde somutlaştırılmalıdır.
Acil durumda ihtiyati tedbir
İçeriğin yayılmaya devam etmesi gecikme nedeniyle ciddi ve telafisi güç zarar doğuracaksa HMK m.389 ve devamındaki ihtiyati tedbir hükümleri değerlendirilebilir. Tedbir otomatik değildir; talep edenin aciliyeti, saldırıyı ve korunması gereken hakkı yaklaşık olarak ortaya koyması gerekir. Mahkeme somut olayın gerektirdiği ölçülü tedbiri belirler.
Özel hayatın gizliliğinde 5651 m.9/A ayrı bir yol
İhlal doğrudan özel hayatın gizliliğine ilişkinse 5651 sayılı Kanun m.9/A ayrıca önem taşır. Bu yol genel “kişilik hakkı” başvurusu ile aynı değildir. BTK'ya yapılacak başvuruda ihlale neden olan tam URL, ihlalin hangi yönlerden özel hayatı zedelediğine ilişkin açıklama ve kimliği doğrulayan bilgiler gerekir. Başvurunun özel hayat kapsamına girip girmediği somut içerik üzerinden değerlendirilir.
Suç oluşturan içeriklerde farklı 5651 hükümleri
5651 sayılı Kanun'un 8 ve 8/A maddeleri belirli suçlar ve kanunda sayılan kamu düzeni durumları için özel erişim engelleme veya içerik çıkarma mekanizmaları içerir. Bunlar her hakaret, eleştiri veya kişilik hakkı uyuşmazlığında kullanılabilen genel yollar değildir. İçeriğin gerçekten bu özel hükümlerin kapsamına girip girmediği ayrı kontrol edilmelidir.
Platforma doğrudan başvuru da yapılabilir
Instagram, X, YouTube, TikTok, Google veya haber sitesi gibi platform ve içerik sağlayıcılara kendi şikâyet mekanizmaları üzerinden başvurmak hukuki sürece alternatif olmasa da pratik olarak hızlı sonuç verebilir. Başvuruda tam URL, hesap adı, paylaşım tarihi ve hangi kuralın ya da hakkın ihlal edildiği açık yazılmalıdır. Platform başvurusunun ekran görüntüsü ve başvuru numarası saklanmalıdır.
Delil nasıl korunmalı?
İçerik silinmeden önce tam URL, tarih, hesap adı ve yayının tamamı kaydedilmelidir. Yalnız kırpılmış ekran görüntüsü yerine mümkünse sayfanın bağlamını, kullanıcı adını ve tarihi gösteren kayıtlar alınmalıdır. İçeriğin hızla silinme veya değiştirilme ihtimali varsa noter tespiti veya uygun diğer delil tespit yolları somut olayın önemine göre değerlendirilebilir.
Eski 5651 m.9 kararlarına dayanırken dikkat
İnternette 2024 öncesine ait çok sayıda örnek dilekçe ve karar hâlâ 5651 m.9'a dayanıyor. Bu örneklerin bugünkü hukuka doğrudan uyarlanması doğru değildir. Yeni bir yasal düzenleme yürürlüğe girerse başvuru yolu yeniden değişebilir; bu nedenle işlem yapılacağı tarihte yürürlükteki kanun ayrıca kontrol edilmelidir.


Yorumlar