Rekabet Yasağı Sözleşmesi: Eski Çalışan Rakip İş Kurabilir mi?
- Av.Abdulkadir Bolat
- 19 Ağu
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 20 Ağu
Özellikle yazılım, satış, pazarlama, danışmanlık ve teknik hizmet sektörlerinde çalışanların işten ayrıldıktan sonra aynı alanda faaliyet göstermesi sık uyuşmazlık yaratır. İşveren ticari bilgisini korumak isterken işçinin çalışma ve ekonomik geleceğini sürdürme özgürlüğü de korunmalıdır.

Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddeleri bu iki menfaat arasında denge kurar. Rekabet yasağının geçerliliği; yazılı şekil, işçinin müşteri çevresi veya üretim/ticaret sırlarına erişimi, bu bilgilerin kullanılmasının işverene önemli zarar verebilmesi ve yasağın ölçülü olması gibi şartlara bağlıdır.
Her Çalışana Rekabet Yasağı Konulabilir mi?
Hayır. İşçinin yaptığı iş itibarıyla müşteri çevresi, üretim sırları veya işverenin faaliyetlerine ilişkin önemli bilgiler hakkında bilgi edinme imkânı bulunmalı ve bu bilgilerin kullanılması işverene önemli zarar verebilecek nitelikte olmalıdır.
Örneğin yalnızca işletmede çalışmış olmak, tek başına ülke çapında bir sektörde çalışmama yasağını haklı kılmaz. Görev, erişilen bilgi ve işverenin gerçekten korunmaya değer menfaati birlikte değerlendirilir.
Yazılı Sözleşme Neden Önemlidir?
Rekabet yasağı yazılı olarak üstlenilmelidir. İş sözleşmesinin içinde ayrı bir madde olarak düzenlenebileceği gibi bağımsız bir rekabet yasağı sözleşmesi de kurulabilir. Ancak başlığın varlığından çok içeriğin belirli ve ölçülü olması önem taşır.
Yer, Süre ve Faaliyet Alanı Sınırsız Olamaz
Kanun yasağın işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı biçimde tehlikeye düşürmemesini ister. Süre bakımından özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşan yasaklar kabul edilmez. Coğrafi alan ve yasaklanan faaliyet de işverenin gerçekten faaliyet gösterdiği ve korunmaya değer alanla bağlantılı olmalıdır.
Türkiye genelinde bütün sektörleri kapsayan, işçinin mesleğini fiilen yapmasını engelleyen hükümler geçersizlik veya hâkim tarafından sınırlama riski taşır.
Eski Çalışan Rakip İş Kurarsa Otomatik Olarak Tazminat Öder mi?
Hayır. Önce geçerli bir rekabet yasağı bulunup bulunmadığı, sonra yasağın ihlal edilip edilmediği incelenir. Sözleşmede cezai şart varsa bunun geçerliliği ve miktarı ayrıca değerlendirilir. Aşırı cezai şartın indirilmesi de gündeme gelebilir.
Müşteri Listesi ve Ticari Sırlar Ayrı Bir Sorun Yaratabilir
Rekabet yasağı geçersiz olsa bile eski çalışanın hukuka aykırı biçimde müşteri verilerini, teklif dosyalarını, kaynak kodlarını, şirket hesaplarını veya gizli belgeleri kullanması başka hukuki sorumluluklar doğurabilir. Rekabet yasağı ile gizlilik yükümlülüğü aynı şey değildir.
İş İlişkisinin Sona Erme Nedeni Sonucu Değiştirir
TBK 447 kapsamında yasağın sona erdiği hâller ayrıca önemlidir. İşverenin yasağı sürdürmesinde gerçek bir yararı kalmaması veya iş sözleşmesinin sona erme biçimi, rekabet yasağının devam edip etmeyeceği üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle yalnızca sözleşmedeki yasak cümlesine bakılarak sonuç çıkarılmamalıdır.
İşveren Açısından Doğru Sözleşme Nasıl Kurulur?
Yasak; işçinin görevine, eriştiği bilgiye, müşteri çevresine ve şirketin gerçek faaliyet alanına göre daraltılmalıdır. Süre, coğrafi alan ve yasaklanan faaliyet açıkça belirlenmeli; gizlilik, kişisel veri ve şirket cihazlarının iadesi gibi hükümler rekabet yasağından ayrı ve anlaşılır biçimde düzenlenmelidir.
Sık Sorulan Sorular
İki yıllık rekabet yasağı her zaman geçerli midir?
Hayır. İki yıl kanundaki önemli bir üst sınır olmakla birlikte, somut olayda daha kısa bir sürenin dahi ölçüsüz olması mümkündür.
Rakip şirkette çalışmak ile şirket kurmak arasında fark var mı?
Yasak kapsamı sözleşmeye ve somut faaliyete göre değerlendirilir. Sadece şirket kurmak değil, rakip işletmede çalışmak veya belirli müşteri çevresine yönelik faaliyette bulunmak da hükmün kapsamına girebilir.
Cezai şart varsa tamamı mutlaka tahsil edilir mi?
Hayır. Geçerlilik şartları, ihlalin niteliği ve cezai şartın aşırı olup olmadığı ayrıca incelenir.
Yayın Notu
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın tarafları, tarihleri, sözleşmeleri ve delil durumu sonucu değiştirebilir; hak kaybı yaşanmaması için olayın kendi koşullarına göre değerlendirilmesi gerekir.


Yorumlar