top of page
Kadastro Tespitine İtiraz: Şartlar, Deliller, Süreler ve Hukuki Yol

Kadastro Tespitine İtiraz: 30 Günlük Askı İlanı ve Dava Süreci

3 Eki
3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 3 gün önce

Kadastro tespiti bir taşınmazın sınırı, maliki ve hukuki niteliği bakımından tapu sicilinin temelini oluşturur. Yanlış malik yazılması, sınırın hatalı geçirilmesi veya bir hakkın tespitte dikkate alınmaması hâlinde kullanılacak yol, kadastro tutanağının henüz askıda olup olmadığına göre değişir.

30 günlük askı ilan süresi

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca kadastro sonuçları askı cetvelleriyle 30 gün süreyle ilan edilir. Tespitte hak iddia eden kişi, bu ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesinde dava açabilir. Bu dönem, henüz tutanak kesinleşmeden doğrudan kadastro tespitine karşı çıkılabildiği kritik aşamadır.

Hangi konulara itiraz edilebilir?

Malikin yanlış belirlenmesi, parsel sınırının komşu taşınmaz aleyhine hatalı çizilmesi, tapu kaydının yanlış uygulanması, zilyetliğin veya miras hakkının dikkate alınmaması gibi uyuşmazlıklar kadastro tespitinin içeriğine göre gündeme gelebilir. Davada hangi hakka dayanıldığı açıkça gösterilmelidir.

Hangi deliller önemlidir?

Eski tapu kayıtları ve geldileri, vergi ve tahrir kayıtları, miras belgeleri, satış veya bağış belgeleri, komşu parsel tutanakları, hava fotoğrafları, haritalar ve yerel bilirkişi/tanık anlatımları olayın niteliğine göre önem kazanabilir. Sınır uyuşmazlığında teknik harita ve keşif incelemesi çoğu kez belirleyicidir.

30 günlük süre kaçırılırsa hak tamamen biter mi?

Askı süresinin bitmesiyle kadastro tutanağı kesinleşebilir ve Kadastro Mahkemesinde doğrudan askı itirazı yolu kapanır. Ancak bu, her türlü mülkiyet iddiasının aynı anda sona erdiği anlamına gelmez. Kesinleşme sonrasında uyuşmazlığın nedenine göre genel görevli mahkemelerde tapu iptali ve tescil gibi yollar gündeme gelebilir.

10 yıllık hak düşürücü süre

Kadastro Kanunu m.12/3, kadastro tutanaklarında belirtilen hak, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılan davalarda tutanağın kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre öngörür. Bunun kapsamı ve istisnaları iddianın hukuki sebebine göre ayrıca incelenmelidir; bu nedenle “kadastro kesinleşti, artık hiçbir dava açılamaz” veya tam tersi şekilde “her zaman dava açılabilir” denmesi doğru değildir.

Sonuç

Kadastro uyuşmazlığında ilk soru “tutanak hangi tarihte askıya çıktı ve kesinleşti mi?” olmalıdır. Askı devam ediyorsa 30 günlük süre kaçırılmamalı; kesinleşmişse iddianın kadastro öncesi mi sonrası mı nedene dayandığı ve 10 yıllık sınırın uygulanıp uygulanmadığı belirlenmelidir.


Askı ilanı ile kesinleşme sonrasındaki başvuru arasındaki fark


3402 sayılı Kadastro Kanunu m.11, kadastro sonuçlarının 30 gün süreyle askı ilanına çıkarılmasını ve bu dönemde Kadastro Mahkemesinde dava açılabilmesini düzenler. Bu sürede dava açılmayan tutanaklar m.12 kapsamında kesinleşebilir. Kesinleşme sonrası ileri sürülecek talep artık sıradan bir askı ilanı itirazı değildir; iddianın dayanağı ve görevli mahkeme ayrıca değerlendirilmelidir.


On yıllık süre neden bütün davalara aynı biçimde uygulanmaz?


Kanun'un 12/3. maddesinde yer alan on yıllık hak düşürücü süre, kadastro tutanağının kesinleşmesinden sonra kadastro öncesi hukuki sebeplere dayanan itiraz ve davalara ilişkindir. Kadastrodan sonra ortaya çıkan olaylar, farklı özel düzenlemeler veya somut mülkiyet iddiasının niteliği bakımından aynı sonuca otomatik olarak varılamaz. Süre başlangıcı ve dayanak hukuki sebep birlikte belirlenmelidir.


Askı İlanı Sürerken Dava ile Kesinleşmeden Sonra Dava Ayrı Yoldur

3402 sayılı Kadastro Kanunu m.11 ve m.12 uyarınca kadastro tutanaklarının askı ilan süresi otuz gündür; süresinde dava açılmayan tutanaklar kesinleşir. Askı ilanının gerçekten hangi tarihlerde yapıldığı ve uyuşmazlığın tespit tutanağına mı yoksa kesinleşen tapu kaydına mı ilişkin olduğu belirlenmelidir. İlana ilişkin ekran görüntüsü, tutanak, pafta ve eski tapu kayıtları hak kaybının önlenmesi açısından önem taşır.

On Yıllık Sınırın Başlangıcı ve Dayanılan Hukuki Sebep

Kadastro Kanunu m.12/3, tutanakların kesinleşmesinden itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağını düzenler. Bu nedenle her tapu davasına aynı on yıllık sınır uygulanmaz: İddianın kadastro öncesi olaya mı, yoksa sonrasında meydana gelen satış, sahtecilik, miras veya başka bir işleme mi dayandığı ayrı incelenmelidir. Süre hesabında yalnız tapu kaydının güncel görüntüsüne bakmak yerine tutanağın kesinleşme tarihi belirlenmelidir.

Resmî kaynak ve mevzuat



Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.
bottom of page